Trombosit yüksekliği tedavisi

Trombosit yüksekliği tedavisi

Buna trombositoz tedavisi adı da verilebilir. Kan hücrelerimizden birisi olan trombositler; bizi kan kaybından koruyan çekirdeksiz ve renksiz hücrelerdir. Vücudumuzdaki yaralı bölgeye doğru hücum ederek birleşirler ve yaralı kısma yapışarak bariyer kurarlar. Böylelikle kan kaybı önlenmiş olur. Nitekim kemik iliği hücrelerinden üretilen trombositler çeşitli sebeplerle gereğinden fazla üretilirler ve bu durum dolaşımda pıhtılaşmaya ve tıkanmaya sebep olur. Dolaşımdaki tıkanmalar ölümcül sonuçlar doğurabileceğinden trombosit yüksekliği tedavisi şarttır.
Tedavi trombositozun çeşidine göre farklılık gösterir. Bilindiği gibi trombositoz genel olarak iki gruba ayrılır:
  • Birincil trombositemi
  • İkincil trombositoz

Birincil trombositemi tedavisi:

Birincil trombositemi, nedeni tam olarak anlaşılamayan, genetik mirasın ya da genetik mutasyonların sebebiyle geliştiği açıklanan bir trombositoz çeşididir. Mutasyonların ne sebeple geliştiği ise belirsizdir. Ancak tedavisi sebebi kadar belirsiz değildir. Tedavi pıhtının oranına göre planlanır. Eğer kişide bir belirti gözlenmiyorsa ve riskli bir durum söz konusu değilse doktor hastayı bir süre gözlemler. Trombositoz durumu olumlu bir değişiklik gösteriyorsa sorun yoktur. Ancak daha da ilerliyorsa, hasta riskli durumdaysa ve genel sağlık durumu pek de iyi değilse doktor kişinin tedavisini yeniden planlar.
Birincil trombositemide kişiyi riskli duruma sokan faktörler şunlardır:
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Diyabetli olmak
  • Kan ve dolaşım sistemi hastalıklarından herhangi birini yaşıyor olmak
  • Geçmişte pıhtılaşma veya kendiliğinden kanama problemleri yaşamış olmak
  • Ailede trombositoz sebebi ile herhangi birisinin felç ya da kalp krizi benzeri ciddi sorunlar yaşamış olması
Bu riskli faktörlere sahip kişilerin kan sayımında trombosit seviyesi yüksek çıkmış ise, -belirtiler yaşansın ya da yaşanmasın- doktor derhal hastanın tedavisini planlayacak, gözlem ile zaman kaybetmeyecektir. Doktorun trombositoz durumunda reçete edeceği ilaçlar şu özelliklerde olacaktır:
  • Trombosit üretimini yavaşlatıcı
  • Kan sulandırıcı (Hafif doz asprin reçete edilebilir.)
  • Pıhtılaşma hızını düşürücü ve azaltıcı
İlaç tedavilerinin yanında kişiye trombosit perinezi prosedürü de uygulanabilir. Yani tıbbi cihazlar kullanılarak gereğinden fazla olan trombositler kandan temizlenir.
Birincil trombositemi tanısı alan hastaların hayatlarını olumlu yönde değiştirmeleri şarttır. Öncelikle sigara ve alkol kullanımı sonlandırılmalıdır. Erken yatıp erken kalkma, hafif ve düzenli egzersizi ilke edinme uzun vadede kişiyi sağlık problemlerinden koruyacaktır. Ayrıca bu kişilerin kilo almamaya ve kolesterol değeri yüksek olan besinleri sınırlamaya özen göstermesi gerekir. Pıhtılaşmaya kolesterol plaklarının da eşlik etmesi, tedavi sürecinin daha zor atlatılması demektir. Bu yüzden bir beslenme uzmanından yardım almak en uygunu olacaktır.

İkincil trombositoz tedavisi:

İkincil trombositoz; enfeksiyon, iltihap ve kanserleşmeler sebebi ile gelişen trombositoz çeşididir. Bu trombositozun tedavisi altta yatan sebebe göre planlanır. Eğer bu trombositoz ameliyat ya da yaralanma sonrası gelişmişse korkulacak bir şey yoktur. Bu yükseklik vücudun kendini onarma sürecinin bir yansımasıdır. Doku zamanla iyileştikçe trombosit seviyesi de normale dönecektir. İltihaplı bir hastalıksa ya da bir enfeksiyon tespit edilmişse antibiyotik ve iltihap sökücü ilaçlar yazılır. Enfeksiyon ve iltihap iyileştiğinde trombosit seviyesi de normale dönecektir.
Trombositoz doğrudan kemik iliğinde ya da diğer organlarda gelişen bir kanserleşmeden dolayı oluşmuşsa o kanser çeşidine ait tedavi seçenekleri kullanılarak trombosit seviyesi normale döndürülmeye çalışılır. (Kemoterapi, radyoterapi, cerrahi müdahale, kök hücre tedavisi, organ nakli, semptomatik tedavi gibi tedavi seçenekleri kullanılabilir…)
Dalakta büyüme oluşması ve buna bağlı olarak trombosit düşüklüğü yaşanması sebebiyle dalak cerrahi müdahale ile alınmış olabilir. Böyle durumlarda trombosit seviyesi hayat boyunca yüksek görülecek, ek tedaviler ise sonucu pek değiştirmeyecektir. Bu kişilerin ömürlerinin sonuna kadar kendilerine ve yaşam koşullarına dikkat etmesi, özenli davranması gerekir.

Trombosit düşüren gıdalar nelerdir?

Tedavi sürerken bu süreci desteklemek adına beslenme düzenimize ekleyebileceğimiz bazı trombosit düşüren gıdalar şunlardır:
  • Antibiyotik ve antioksidan etkili gıdalar (Kimyon, karanfil, zencefil, zerdeçal, çiğ sarımsak ve çiğ soğan bunlardan en önemlileridir. Bu gıdalar iltihapları kurutucu ve enfeksiyona sebep olan etkenlerden arındırıcı özelliktedir.)
  • Omega 3 yağ asitlerini içeren gıdalar (Alabalık, uskumru, somon, ton balığı, sardalya, hamsi, avakado, ceviz, keten yağı ve tohumu, chia tohumu gibi gıdalardır. Omega 3 yağ asitlerinin damar yolunu açma özelliği vardır. İyi kolesterol olan HDL değerini de yükseltir.)
  • Bir önceki yazımızda Trombosit yüksekliği konusunu ele almıştık. Okumak için Trombosit yüksekliği yazısını okuyabilirsiniz.
  • Bir sonraki yazımızda ise, Trombosit bağışı konusundan bahsettik. Okumak için Trombosit bağışı yazısını okuyabilirsiniz.
Losemi.net

User Rating: 5 ( 5 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı