Trombosit yüksekliği

Trombosit yüksekliği nedir?

Trombositin ne olduğunu trombosit nedir isimli makalemizde açıklamıştık. Şimdi ise trombosit yüksekliğinin sebep olabileceği olumsuz durumlardan bahsedeceğiz. Trombosit yüksekliği tıbbi olarak trombositoz olarak tanımlanır ve ağır seyrettiği zaman çok ciddi boyutlara gelebilir.
Trombositlerin pıhtılaştırma özellikleri kanamaların önüne geçse bile, bu özelliğin aşırıya kaçması trombositlerin kanı kontrolsüzce pıhtılaştırarak damarlarda tıkanma gerçekleşmesine sebep olacaktır. Bu yüzden durumu kontrol altına alabilmek adına her yıl düzenli aralıklarda tam kan sayımı testi yaptırmak ve trombosit seviyesinin ne durumda olduğuna baktırmak gerekir.
Trombositoz, kemik iliğinin aşırı şekilde trombosit üretmesi durumunu tanımlayan bir tıbbi sorundur. Sebepleri çeşitlidir. Trombositoz genel olarak 2 grupta incelenir:
  • Birincil trombositemi (Kemik iliğinde, organlarda ya da kanda gelişen sorunlardan dolayı oluşan trombositozu tanımlar. Çoğunlukla 50 yaş üzeri kadınlarda görülmekle birlikte, gençler de bu durumla karşılaşabilir. Bu sorunların ne sebeple oluştuğu ise belirsizdir. Kişide genetik mutasyon gelişmesi sebebi ile trombosit ile bağlantılı organlarda bir aksaklık olduğu araştırılmıştır. Örneğin birincil trombositemi yaygın olarak JAK2 gen mutasyonu sebebi ile oluşur. Bu mutasyon ile kemik iliği anormal oranda trombosit üretir. Bu kadar yığılma yapan trombositler zamanla aşırı kan pıhtılaşmasına sebep olur. Bu da kanama sırasında komplikasyonların gelişmesini kaçınılmaz kılar.)
  • İkincil trombositoz (Enfeksiyon sebebi ile gerçekleşen trombositozdur. Tüm iltihaplı hastalıklar, ameliyat sonrası oluşan komplikasyonlar, kan hastalıkları ve kanserleşmeler ikincil trombositoza sebep olan örnek durumlardır. Dalağın cerrahi müdahale ile alınması da sebepler arasındadır. Trombositleri absorbe edip parçalayan dalak vücuttan uzaklaştığında normal seyrinde devam eden trombosit yıkımı çok yavaşlar ve kanda trombosit seviyesi normalin üzerine çıkabilir.

Trombosit yüksekliği belirtileri

Trombosit, kanda pıhtılaşmayı sağlayan renksiz ve çekirdeksiz bir kan hücresidir. Yaralanma durumlarında bizi kan kayıplarına karşı büyük ölçüde korunaklı kılar. Gelişen çeşitli sebeplerle kemik iliğinden trombosit gereğinden fazla üretilebilir. İşte bu durum trombosit yüksekliği; yani trombositoz olarak tanımlanır. Hafif seyreden trombositozda hasta ilk etapta belirti hissetmeyebilir.
Pek çok kişinin yaşadığı ve önemsemediği basit şikâyetler bile aslında trombositoz belirtisi olabilir. Örneğin baş ağrısı bu basite alınan belirtilerden bir tanesidir. Ancak trombositoz ağır seviyelere yükseldiğinde belirtiler de fazlasıyla ağır olacaktır. Çünkü kontrolsüz pıhtılaşma sebebiyle hayati organlara uzanan dolaşım sisteminin çalışması sekteye uğrar ve vücut fonksiyonlarının pek çoğunun aksamasına sebep olur. Bu belirtiler çoğunlukla hayati tehlike sinyalleri veren belirtiler olur:
  • Baş dönmesi
  • Denge kuramama
  • Şuur bulanıklığı
  • Baygınlık hali ya da bayılma
  • Görme bozuklukları (Çift görme, bulanık görme ya da hiç görememe gibi…)
  • Göğüste ağrı
  • El ve ayaklarda karıncalanma, uyuşma, yanma, kızarıklık ya da ağrı hissi
Bu belirtilerin bir tanesi, bir kaçı ya da hepsi yaşanabilir; ancak pıhtılaşma hangi organda daha yoğunlukta ise o organa özgü belirtiler öne çıkacaktır. Beyinde, elde ve ayakta pıhtı oluşumu çok yaygındır ve buralarda pıhtı oluşmuşsa belirti yaşamamak pek mümkün değildir. Örneğin beyni besleyen atardamarlarda trombositoz sebebi ile pıhtı gelişirse ve damar yolu tıkanırsa kan akışı kısa ya da uzun süreliğine kesilebilir.
Beyinde patlak veren en ufak bir dolaşım problemi bile mutlaka beyinde bir hasar oluşturur. Anlık kesintiler geçici etkiye sebep olur (geçici felç ya da geçici iskemik atak gibi…); ancak kan akışı çok uzun süre kesintiye uğrarsa mutlaka geri dönüşü olmayan kalıcı hasarlar bırakır. Belirtileri ise aniden başlar:
  • Şuur bulanıklığı
  • Görmede bulanıklık, şaşılık ya da hiç görememek
  • Konuşamamak ya da mantıklı cümle kuramamak
  • Konuşulanları anlayamamak
  • Mimiklerde kasılma
  • Dilini dışarıya çıkaramamak, dilin hilal gibi eğilmesi
  • Elleri kolları kaldıramamak
  • Bedende uyuşmalar ve zayıflık hissi (Çoğunlukla yüz bölgesinde uyuşmalar ve zayıflıklar baş gösterir.)
Trombositoz geçiren birinin tam kan sayımı testinde, kanın her mikrolitresinde  1 milyondan fazla trombosit görülür. Bu fazlasıyla ciddi ve acil bir durumdur. Eğer kişiler şu belirtileri yaşıyorsa hiç vakit kaybetmeden hastanelerin acil bölümüne giderek kan tetkiklerini bir an evvel yaptırması gerekir:
  • Burunda kanama
  • Vücutta gelişen morarmalar
  • Kanlı dışkı ve idrar
  • Diş etinde ve ağız içinde kanamalar
Trombositoz, acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyan bir durumdur. En önemli komplikasyonlar ise beyin felci ve kalp krizidir. Bu tip şeyler hayat boyu sürecek izler bırakır. Bu yüzden kendisini sağlıklı hisseden kişilerin bile tam kan sayımı testini düzenli aralıklarla yaptırması ve durumu kontrol altına alması gerekir. Tam kan sayımı testi sağlık ocaklarında, polikliniklerde ve acil bölümlerinde yapılabilmektedir.
Tam kan sayımı testi ile birlikte doktorlar başka testler de isteyebilir. Örneğin eğer kişide trombositoz tespit edilmişse, bu kişinin dalak büyüklüğü de kontrol edilir. Bir enfeksiyon olup olmadığı araştırılır. (Yani lökosit değerleri de incelenir.) Tam kan sayımı testinde ve diğer incelemelerde ciddi bulgulara ulaşılırsa ya da kafa karıştırıcı sonuçlar alınırsa doktor kemik iliğinden biyopsi (doku örneği, parça) alınmasını da isteyecektir. Bu şekilde asıl mesele daha net anlaşılır.
Losemi.net

User Rating: 5 ( 5 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı