Trombosit düşüklüğü

Trombosit düşüklüğü nedir?

Kanda trombosit seviyesinin normal aralığından daha düşük seyretmesi durumuna trombosit düşüklüğü; yani trombositopeni denmektedir. Trombositler kemik iliği hücrelerinden üretilen çekirdeksiz ve renksiz kan hücreleridir. Pıhtılaşmayı sağlama ve yaralı dokunun üzerinde bariyer kurma özelliğindedir. Bu özellik, yaralanma sonucunda yaşanan kan kaybına ya da doku hasarlarına karşı vücudu korunaklı kılar.
Kanda trombosit seviyesinin düşmesi, başımıza gelebilecek kötü şeylerin daha riskli hale gelmesine yol açar. Örneğin bir anda elin kesilmesi dünyadaki her insanın en az bir kez yaşadığı bir durumdur ve genellikle bu durum yüzünden kimse ölmez. Çünkü bu durumun ölümcül hale gelmemesi için trombositler canla başla çalışır ve bizi kan kaybından korur. Trombositopeni yaşayan kişiler ise bu basit durumları bile şiddetli yaşayacağı için her an tehlike altındadır ve kendisini diğer insanlara göre çok daha iyi koruması gerekir.
Trombosit düşüklüğü hafif, orta ya da ağır şiddette seyredebilir. Çocukluktan yetişkinliğe kadar her yaş grubunda bu durum yaşanabilir. Trombositopeni bir hastalık olarak tanımlanmaz. Bir hastalığın ya da kullanılan bir ilacın yan etkisi olarak karşımıza çıkar.
Örneğin lösemi hastalığı trombositopeniye sebep olan etkenlerin başında gelir. Ayrıca lösemi tedavisi için kullanılan ilaçlar da buna sebep olur. Kemik iliğinde ya da kemik iliğini uyaran mekanizmalarda (örneğin beyinde) herhangi bir komplikasyon ya da kanserleşme geliştiğinde de trombositopeniyi yaşamamız mümkündür. Özellikle ağır seyreden trombositopeni, detaylı bir tetkike ihtiyaç duyar. Trombositopeni sebebi olan diğer etkenler şunlardır:

Trombositopeni sebepleri

  • Demir ve folat eksikliği
  • B12 vitamini eksikliği
  • Kemoterapi ya da radyoterapi gibi kanser tedavileri
  • Kimyasalları çok soluma, onları yutma ya da temas etme durumları
  • Bağışıklık zafiyeti oluşturacak virüsler ya da hastalıklar edinme (Örneğin HIV virüsü sebebi ile gelişen AIDS hastalığı gibi)
  • Aşırı ve sık alkol tüketme (Karaciğeri bitiren bir davranıştır.)
  • Siroz hastalığı yaşama (Genellikle aşırı alkol kullananların yaşadığı bir durumdur. Karaciğerin bu denli zarar görmesi trombosit seviyesini doğrudan etkilemektedir.)
  • Myelodisplazi
  • Virüs kaynaklı (viral) ya da bakteriyel enfeksiyonlar
  • Suçiçeği geçirme
  • Di-üretik ilaçların ya da anti-nöbet ilaçların düzenli kullanılması (Bu ilaçlar trombosit imhasına sebep olur.
  • Dalakta genişleme (Dalak kanı temizleyen, kandaki istenmeyen maddeleri ayıklayan, ömrünün sonu gelmiş kan hücrelerini parçalayıp vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan önemli bir organımızdır. Dalak genişlediğinde içine daha fazla trombosit absorbe eder ve parçalar. Neticesinde trombosit seviyesi düşer. Dalak genişlemesine sebep olan pek çok etken vardır. Örneğin aşırı ve ağır egzersiz yapmak dalağı genişleten bir durumdur.)
  • HÜS adı verilen sendromu yaşama (Hemolitik üremik sendrom adı verilir. Bu sendromda kılcal damar çatlaması oluşur. Bunun sonucunda kansızlık, akut seyreden böbrek yetmezliği oluşur. Bütün bu durumlar trombosit düşüklüğü şeklinde yankı bulur.)
  • TTP hastalığı (Trombotik trombositopenik purpura adını alan bu hastalık kan yıkımına sebep olan bir hastalıktır. Kan yıkımı ile birlikte diğer kan hücreleri gibi trombositlerde de ciddi bir azalma görülür. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabilir. TTP hastalığı neticesinde yüksek ateş, böbrek yetmezliği ve nörolojik bozukluklar görülmeye başlar. Önüne geçilmediğinde devamlı uyku hali, kısmi felç ve koma gibi ciddi sonuçlarla karşılaşılır. )

Trombosit düşüklüğü belirtileri

Trombosit oranı kanda düşmeye başladığında her kişide kendine özgü belirtiler görülebilir. Genellikle hafif trombositopenide herhangi bir belirti görülmez. Bu durum ancak tam kan sayımı testinde tesadüfen ortaya çıkar. Ancak trombositopeni ağırlaştığı zaman (yani 1 mikrolitre kanda 10-20 bin ve altı trombosit sayıldığı zaman) belirtiler netleşir.
Görülmesi muhtemel olan bazı trombosit düşüklüğü belirtileri şunlardır:
  • Baş ağrısı (Bu belirti basit bir belirti gibi görülse de, ciddi bir sonucun başlangıç belirtisi de olabilir.)
  • Burunda kanama
  • Diş eti kanaması
  • Rektum kanaması
  • İdrar ve dışkıda kanama, kanlı ve koyu mukus (İç kanama yaşandığının göstergesidir.)
  • Adet kanamasının şiddetli yaşanması
  • Kendiliğinden oluşan, sürekli tekrarlayan ve geçmek bilmeyen yaralanmalar
  • Kırmızı ve mor renklerdeki küçük deri döküntüleri
  • Vücutta sebepsiz yere oluşan çürükler. (Bu çürükler mor, kırmızı veya kahverengi olabilmektedir.)
  • Beyin kanaması (Nadiren görülen ciddi bir sonuçtur. Kanda mikrolitre başına 10 binin altına düşen trombosit durumlarında bu kötü sonuç yaşanabilmektedir.)
  • Bir önceki yazımızda Trombosit testi konusunu ele almıştık. Okumak için Trombosit testi nedir yazısını okuyabilirsiniz.
  • Bir sonraki yazımızda ise, Trombosit düşüklüğü tedavisi konusundan bahsettik. Okumak için Trombosit düşüklüğü tedavisi yazısını okuyabilirsiniz.
Losemi.net

User Rating: 5 ( 6 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı