Nötrofil yükselten gıdalar

Nötrofil yükselten gıdalar

Nötrofiller vücutta bağışıklığı sağlayan beyaz kan hücresi tiplerindendir. Dolaşımda nötrofiller beklenilenden az olduğunda kişiler hafif ya da ciddi tüm hastalıklara açık hale gelir. Daha kolay atlatılabilecek hastalıklar bile zor atlatılır ya da atlatılamaz. Nötrofil düşüklüğü ya da nötropeni olarak tabir ettiğimiz bu durumun sebebi tetkikler ışığında netleştirilmeli ve tedavi bir an önce uygulanmalıdır.
Nötrofil düşüklüğüne sebep olan hastalıkların tedavisi sürerken bu iyileşme sürecini hızlandırabilmek için bazı alternatif yollardan yararlanmakta da fayda vardır. Tüketilen gıdalar da bu alternatif çözümlerde pastadaki en büyük paya sahiptir. Doğanın bize sunduğu bazı besinler bağışıklığımızı güçlendirmek ve dengede tutmak için bizi beklemektedir. Bu gıdalardan bazıları şunlardır:
  • A vitamini içeren besinler: Hayvansal gıdalar bu vitamini yoğun olarak bulundurur. Özellikle karaciğer ve böbrek tüketmeyi sevenler bu konuda şanslılar. Çünkü karaciğerin sadece 150 gramı neredeyse 1 haftalık A vitamini ihtiyacını karşılar. Ancak aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir. Çünkü fazlası A vitamini zehirlenmesine sebep olabilir. Sakatat tüketmeyi sevmeyenler için ise tereyağı, süt, peynir, yoğurt, yumurta, balık gibi hayvansal gıdalar önemli A vitamini kaynakları olarak sofralarımızda yer bulur. Hayvansal gıda tüketimi ne kadar önemli olsa da kimisi bu gıda gruplarını tüketmekten kaçınır. Vegan gruplar için A vitamini kaynağı bitkisel ürünler de vardır ve oldukça çeşitlidir. Havuç ve yeşil yapraklı bitkiler ise bunların başında gelir. Ancak unutulmamalıdır ki A vitamini yağda eriyen bir vitamindir. Yani tüketilen bu A vitamini zengini bitkilere bir miktar yağ damlatılmalıdır. Böylelikle vitamin emilebilir.
  • B vitamini içeren besinler: A vitamini içeren besinlerin neredeyse hepsi B vitamini de içermektedir. Ek olarak muz, mantar, kırmızı et, kuru baklagillerin tümü, ekmek mayası ve bira da B vitamini kaynağı besinlerdendir.
  • C vitamini içeren besinler: Genel olarak bakıldığında turuncu, sarı, yeşil ve kırmızı renkli sebze ve meyvelerin c vitamini yönünden zengin olduğu görülür. Seçeneklerin bu kadar geniş çaplı olması, oldukça ihtiyacımız olan bu vitaminin her mevsimde bulunabilmesine olanak sağlar. Turunculara örnek olarak portakal, greyfurt ve mandalina verilebilir. Her ne kadar C vitamini deyince akla turunçgiller gelse de, yeşil yapraklı bitkilerin c vitaminini daha yoğun barındırdığı gerçeği vardır ki bunu çok az kişi bilir. Yeşil yapraklı bitkileri tüketerek hem daha çok C vitamini alıp hem de kalorileri daha kontrollü alarak kilo problemlerinin önüne geçebiliriz. C vitamini vücutta depo edilemeyen bir vitamindir. Yani günlük ihtiyacımız olan C vitaminini aldıktan sonra tüketimi o günlük bırakmamız gerekir. Aksi halde gereksiz kilo almaktan öteye gidememiş oluruz. Sarı renkli bitkilerden limon ve kavun, kırmızı renkli bitkilerden ise çilek, kuşburnu, kırmızı biber, yaban mersini örnek olarak verilebilir.
  • E vitamini içeren besinler: Kuruyemişler (fındık, fıstık, ay çekirdeği, badem vs.)E vitamini içeren gıdaların başında gelir. Bu kuruyemişler çiğ olarak tüketildiğinde en yüksek etkiyi sağlayacaktır. Buğday tohumu yağı, ayçiçeği yağı, mısır yağı ve soya yağı da önemli E vitamini kaynaklarıdır. Mango, kivi gibi egzotik tatların yanı sıra domates, ıspanak gibi her an bulabildiğimiz kültürümüzde yer alan gıdalar da bizi bu vitamin açısından ihya edecektir.
  • Karoten içeren besinler: Sarı, turuncu ve kırmızı renkteki bitki gruplarının pek çoğunda karoten mevcuttur. Özellikle havuç, bu karoten içerikli besinlerin başında gelir.
  • Demir içeren besinler: Hayvansal ürünlerden özellikle kırmızı et eşsiz bir demir kaynağıdır. Çamurda yetişen dip balıkları, karides gibi ürünler de yüklü miktarda demir içerir; ancak bu su ürünlerinin kararında tüketilmesi gerekir. Bu gıdalardaki demir elementinin açığa çıkması ve vücutta emilebilmesi için üzerilerine limon sıkılması ya da bol limonlu salatalarla tüketilmesi önemlidir. Et tüketemeyenler için ise yeşil yapraklı bitkiler, kuru yemişler, kuru meyveler, turunçgiller, pancar, kekik, bal, ıspanak ve muz önemli demir kaynaklarıdır.
  • Çinko içeren besinler: Hindi eti, kuzu eti ve dana karaciğeri oldukça yoğun oranda çinko içermektedir. Yumurta sarısı da bu et ürünlerini bulmakta zorlananlar için iyi bir çinko kaynağıdır; ancak yumurta sarısı kolesterol seviyesini arttırma özelliğindedir. Bu yüzden dikkatli tüketilmesi önerilir. Dana eti de çinko açısından zengin olmakla birlikte yağsız tüketildiğinde kolesterole de fazla etki etmez. Baklagillerden fasulye ve barbunya çinko açısından zengindir. Kuruyemişlerden ise yer fıstığı zengin çinko kaynağıdır; ancak diğer çinko kaynaklarına göre oldukça kalorilidir. Sadece 100 gramında bile neredeyse 1 öğünlük kalori alınır. Bu yüzden sık tüketilen bir çinko kaynağı olmamalıdır. Bitkilerden ise ıspanak çinko kaynağı besinlerin başında gelir. Sarımsak da çinko bulundurur ancak çok az miktardadır. Ancak saymakla bitmeyen sayısız yararları düşünülünce sarımsağı çinko kaynağı olarak tüketmekte bir sakınca yoktur. Beyaz mantar ise hem protein ve çinko açısından zengindir hem de kalorisi çok düşüktür. Lezzeti ise paha biçilemezdir. Bu yüzden sık sık tüketilebilecek bir besindir.
  • Selenyum içeren besinler: Sakatat ve deniz ürünleri selenyum açısından zengin besinlerdir.
  • Antioksidan içeren besinler: C vitamini antioksidan özelliktedir. Turunçgiller ise önemli C vitamini kaynaklarıdır; ancak yeşil yapraklı bitkilerin barındırdığı C vitamini turunçgilleri geçebilir niteliktedir. Bunlar dışında çilek, kiraz, kavun, karpuz gibi yaz meyveleri de hücre yapısını koruyan C vitaminini bol miktarda içerir. Yeşil çay çeşitleri de antioksidan özelliktedir. Aynı zamanda bağışıklığı güçlendirip enfeksiyonlara ve enfeksiyon etkenlerine karşı koruma konusunda da vazgeçilmezdir.
  • Omega-3 içeren besinler: Somon ve ton balığı omega-3 açısından zengindir ve akla ilk bu besinler gelir. Ancak soya fasulyesi, ıspanak, keten tohumu ve cevizin de omega-3 deposu olduğu bilinmelidir.
  • Bir önceki yazımızda Nötrofil yüksekliği konusunu ele almıştık. Okumak için Nötrofil yüksekliği nedir yazısını okuyabilirsiniz.
  • Bir sonraki yazımızda ise, Nötrofil yüksekliği tedavisi konusundan bahsettik. Okumak için Nötrofil yüksekliği tedavisi yazısını okuyabilirsiniz.
Losemi.net

User Rating: 5 ( 5 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı