Hemoglobin nedir?

Hemoglobin nedir?

Kısaca HGB şeklinde de ifade edilebilen hemoglobin, kompleks (karmaşık)yapılı bir proteindir. Bu proteinin yapısında demir elementi vardır ve bu element sayesinde kanımız kırmızı renkte akar. Eritrosit adı verilen kırmızı kan hücreleri hemoglobinden oluşmaktadır. Her bir hemoglobin 4 tane kadar oksijen molekülü taşıyabilmektedir. Yani vücudun oksijen ihtiyacı hemoglobin; yani dolayısıyla eritrositler ile sağlanır.
Eritrositlerin aldığı disk şekli ve bu şeklin korunması bile hemoglobinler ile sağlanmaktadır. Eritrositlerin bu esnek yapılı disk şekilli hali, bu kan hücrelerinin damarlardan rahat geçmesine, kolay hareket etmesine yardımcı olur.  (Eritrositler ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için “Eritrosit nedir” isimli makalemizi ziyaret edebilirsiniz.).
Vücudumuzu oluşturan her bir hücre, yaşamak için her şeyden evvel oksijene ihtiyaç duyar. Çünkü vücut hücreleri kendisini oksijen elementinin fonksiyonları neticesinde yeniler, iyileştirir ve dış etkenlerden korur.
Kanda normal hemoglobin aralığı erkekler ve kadınlar için farklıdır:
  • Erkeklerde normal HGB aralığı: 1 desilitre kanda 13,5-17,5 gram
  • Kadınlarda normal HGB aralığı: 1 desilitre kanda 12,0-15,5 gram
Çocuklarda da normal HGB yaşa ve cinsiyete göre değişiklik gösterebilmektedir. Hatta her araştırma laboratuarında bile bu normal aralık değişiklik gösterebilir; ancak bu fark çok küçüktür. Burada belirttiğimiz aralık ise “yaklaşık değerler” içermektedir.

Hemoglobin nasıl dengeye ulaştırılır?

Hemoglobinin nasıl dengeye ulaştırılacağı, HGB yüksekliği ya da HGB düşüklüğü yapan sebebe göre değişecektir. Eğer bu duruma sebep olan bir kemik iliği, akciğer, karaciğer ya da böbrek hastalığı varsa veya lösemi gibi ciddi hastalıklar mevcutsa, bu hastalıklara yönelik tedaviler uygulanarak HGB seviyesi normale döndürülmeye çalışılır. Yetersiz beslenme ve kötü alışkanlıklarla ilgili bir HGB dengesizliği yaşanıyorsa da şu önerilerden yararlanılabilir:
  • Demir elementi açısından zengin olan gıdaların bol miktarda tüketilmesi (Ispanak, karides, tüm et ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler ve kurutulmuş meyveler demir açısından zengin olan gıdalardır. Bu gıdalardaki demirlerin vücutta emilebilmesi için limon ile tüketilmesi önerilir. Yoğurt ile tüketilirse demir emilimi engellenmiş olur. Kişiler doktor reçete etmedikçe demir tabletlerinden kullanmamalıdır.)
  • B12 ve folik asit zengini gıdalar tüketmek ya da takviyeler almak (Vitamin takviyelerini mutlaka doktor reçete etmeli ve dozunu yine doktor belirlemelidir. Et ve süt ürünleri B12 vitaminlerini içerir. Yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere pek çok sebze ve meyvede folik asit mevcuttur. Gün içerisinde değişik renklerdeki sebze ve meyveleri ölçülü bir şekilde tüketmek gerekir. Ayrıca yumurta, karaciğer, böbrek ve avakado folik asit ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilen gıdalar arasındadır.)
  • Sigarayı bırakmak ve günde en az 2,5 litre su içmeyi alışkanlık haline getirmek
  • Ağır ve uzun süreli egzersiz programından kaçınmak; en çok tempolu yürüyüş yapmayı tercih etmek (Günaşırı yapılan 1 saatlik egzersiz yeterli gelmektedir ve riski çok azdır. Yürüyüş ise her gün en az yarım saat en fazla da 1,5 saat tempolu olmalıdır. Böylelikle hem kan değerleri korunmuş olur hem de ortopedik sıkıntılar yaşanmaz.)
  • Bir önceki yazımızda Monosit konusunu ele almıştık. Okumak için Monosit nedir yazısını okuyabilirsiniz.
  • Bir sonraki yazımızda ise, Hemoglobin düşüklüğü konusundan bahsettik. Okumak için Hemoglobin düşüklüğü yazısını okuyabilirsiniz.
Losemi.net

User Rating: 5 ( 5 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı