Akut lenfoblastk lösemi tedavisi kısırlık yapar mı?

Akut lenfoblastk lösemi tedavisi kısırlık yapar mı?

Maalesef Akut lenfoblastk lösemi tedavisinin kısırlık yapma ihtimali vardır. Kısırlık tıp dilinde “infertilite” olarak adlandırılır. Çocuk sahibi olamama durumunu tanımlar. Akut boyuttaki lösemilerde genellikle kemoterapi dozları yüksek olur. Bu da üreme hücrelerine ciddi hasarlar verir. Kemoterapiye başlamadan önce erkek hastaların sperm bankalarına başvurarak sperm hücrelerini dondurması önerilir. Böylelikle zamanı geldiğinde bu spermler kullanılabilir ve kişinin çocuk sahibi olma ihtimali yükselir.
Kadınlar için yapılabilecek şey ise yumurta hücrelerini dondurmaktır. Ancak maalesef bu işlem ile sonradan çocuk sahibi olabilme ihtimali çok düşüktür. Bu konuda en iyi yöntem embriyo dondurma yöntemidir. (Sperm ve yumurtanın birleşerek zigot oluşturması ve bu aşamadan sonra devamlı mitoz bölünme geçirerek hücre sayısının artması ile embriyo oluşur.)
Ülkemizde bu yöntem yasalarla denetlenmektedir. Sadece evli çiftler için embriyo dondurma işlemi gerçekleştirilir.

Akut lenfoblastik lösemi tedavisinde dikkat edilmesi gereken durumlar

Akut lenfoblastik lösemi tedavisi sürerken hem doktorun hem hastanın hem de hasta yakınlarının dikkat etmeleri gereken şeyler vardır. Doktorun görevi, hastanın tahlil sonuçlarını, genel sağlık durumunu sıkı bir takip altında tutmaktır. Doğru tedavinin uygulanabilmesi için hastanın her durumu göz önünde bulundurulur. Bununla birlikte dikkat etme konusunda pastadaki en büyük pay hasta ve hasta yakınlarına aittir.
Doktor, sadece tedavi planlaması yapılırken ya da tedavi anında hastası ile karşılaşır; ancak hasta ve hasta yakınları günün her saati bu gerçekle yüz yüze olur. Beslenme düzeninden yaşam koşuluna kadar her türlü durumdan sorumlu olurlar. Doktor bu çizginin nasıl oluşturulacağını belirler. Uygulamak ise aileye kalmıştır. Tedavi başarısı için doktor talimatlarına tam anlamı ile uyulması şarttır.
  • Hasta çevredeki mikroplara karşı daha korunaklı olmalı, gerekirse ağız ve burnu kapalı tutan maskelerden edinmelidir. (Çoğu enfeksiyon etkeni ağız ve burun yolu ile bulaşmaktadır.)
  • Hasta ellerini sık sık temizlemeyi adet edinmelidir.
  • Hastanın odası mümkün olduğunca steril (mikroorganizmalardan arındırılmış) hale getirilmelidir.
  • İlaç dozlarına, dozların kullanım zamanlarına çok dikkat edilmelidir.
  • Doktorun belirlediği sıklıklarda yeniden kan sayım testlerine girilmelidir. (Tedavinin ne kadar başarılı sürdüğünü anlamak için düzenli olarak testlere girmek şarttır.
  • Hasta yakınları ziyarette bulunurken mutlaka önlem almalıdır. Bulaşıcı hastalığı olanlar ise lösemi hastalarından tamamen uzak durmalıdır. Kemoterapi ve hastalığın kendisi vücudu yıpratır ve bağışıklığı son derece düşürür. Bu yüzden en küçük bir enfeksiyon bile hayati tehlike boyutuna gelebilir.
  • Hastanın ilik dokusu ile uyumlu olan en az 1 kişi belirlenmelidir. Kardeşler ve yakın akrabalar doku uyumu konusunda en avantajlı grubu oluşturur. Yabancı kişilerle de doku uyuşması durumu oluşabilir; ancak bu ihtimal çok düşüktür.
  • Hastaneye yatırılarak tedavi edilen dönemde hastane kurallarına tam anlamı ile uyulması gerekir. Hastaya dışarıdan yiyecek getirilmemelidir. Hastanede hastanın durumuna uygun şekilde yemek hazırlanmakta ve tam zamanında hastaya verilmektedir.
  • Hasta ziyareti toplu olarak değil, sırayla yapılmalıdır.
  • Hasta kemoterapi görürken kemik iliğinden kan hücresi üretimi baskılanır. Bu yüzden kanda trombosit (kan pulcuğu) ve eritrosit (kırmızı kan hücresi) düşüklüğü oluşur. Bu da hastanın durumunu daha kritik hale getirir. Gönüllü hasta yakınlarının ya da tanıdıkların trombosit ve eritrosit takviyesi için her an tetikte beklemeleri şarttır. Hasta ihtiyaç duyduğu anda bu kişilere hemen ulaşabilecek durumda olabilmelidir.
Losemi.net

User Rating: 5 ( 5 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı